Hayatı Daraltmak...
eml48 | 21.08.2016 - 13:30

Hayatı daraltmak… Yani teknolojiden uzaklaşmak. Hayatı daraltmak… Yani şehrin gürültüsünden uzaklaşmak. Hayatı daraltmak… Yani sindirerek derinlemesine yaşamak…

 

Edebiyatımıza güzel eserler kazandırmış isimler vardır hani. Bir Behçet NECATİGİL, bir Cemil MERİÇ, bir Sait FAİK, bir Yusuf ATILGAN…

Her biri hayatını daraltanlara en güzel örnek olmuşlardır. NECATİGİL daha öğrencilik yıllarından beri, eviyle okulu arasına sıkıştırmış, çok sınırlı sayıda arkadaş edinmiş, hayatını eviyle odasıyla sınırlandırmıştır. Evet, hayatını daraltmış kitaplar arasında ama derinleştirerek

Cemil MERİÇ, insanlar kıyıcıydı, kitaplara sığındım diyerek ‘’hasbahçem’’ dediği kütüphanesine, kitaplarına sığınmış.

Sait FAİK için odasının tanımı dört duvar, bir pencere, bir valiz içinde birkaç kitap imiş ve bunlar yetmiş FAİK’e yaşaması için.

Yusuf ATILGAN için eşi, ‘’ Çok okurdu, hergün düzenli bir şekilde okurdu. İlk işim ona boyuna posuna göre bir okuma koltuğu almak olmuştu..’’ diyor.

İşte, inzivaya çekilmek lazım güzellikleri görebilmek için. Güzel dediklerimizin aslında çokta güzel olmadıklarını anladığımız vakit, okumak girmiştir artık hayatımızın içine. 
Ben çekiliyorum çoğu zaman inzivaya. Benim gökyüzüm kitaplarım. Her birinin farklı rengi var gözümde . Ne zaman alsam elime her biri farklı yakar elimi. İncitmekten korkarım öyle bir çeviririm ki sayfaları. Sayfayı her çevirişimde de çocukluğum yayılır odaya, gençliğim yayılır.  Sayfayı her çevirişimde, günlük kaygılarımdan, stresimden, sıkıntımdan sıyrılacağım dost eli uzanır. 
Nankörlük etmez kitaplar insana. Ne zaman ihtiyacınız olsa yanıbaşınızdadırlar. Kelimelerin ahenkle dans ettiği bir dünyaya çekiverirler sizi, siz hiç anlamadan. Çevrenizde olan biteni duymaz, tamamen bambaşka bir dünyaya dalıverirsiniz. Siz siz değilsinizdir artık o an. Kah Bihruz Bey (Araba Sevdası ) olur, o dönemin Fransızca düşkünü gençlerini tanırsınız, Hatta kızarsınız bile Bihruz Bey’e...Kah  Süleyman Kaptan ( Aganta Burina Burinata ) olur onun ailesine düşkünlüğüne hayranlıkla şahit olursunuz. Feridelik (Çalıkuşu ) yapamamış olanlarımız da ne hevesle dala kitabın sayfalarına değil mi ? Feride’yle o ağaçtan o ağaca gezer durursunuz yüzünüzde çocuksu gülümsemenizle.

Peki ya sizler..Ne yapıyorsunuz okumak için? Bahaneler mi üretiyorsunuz okuyamadığınız için yoksa bende hayatını daraltanlardanmışım mı dediniz okurken satırlarımı?

Hayat koşuşturmacası içinde yitip giden zamanlarınızı bir düşünün.

Ne zaman o gürültülü teknolojik aletlerden kaldırdınız kafanızı da bir kitap aldınız elinize?
En son ne zaman teknolojiden uzak kalabildiniz?

Çağın esiri mi olmuşuz yoksa hepimiz?

Gelin televizyonlarımızı, bilgisayarlarımızı, telefonlarımızı bir süreliğine kapatalım. Aramıza mesafe koyalım. İnzivaya çekilelim. Hayatlarımızı daraltalım kısa süreliğine.

Ne dersiniz? Yapabilir miyiz?

 

Hayatı Daraltmak...
Tarih: 21.08.2016

Hayatı daraltmak… Yani teknolojiden uzaklaşmak. Hayatı daraltmak… Yani şehrin gürültüsünden uzaklaşmak. Hayatı daraltmak… Yani sindirerek derinlemesine yaşamak…

... Devamı...

 

Ağaçlar Ayakta Ölür
Tarih: 19.06.2016

1964 yapımı bir filmden bahsetmek istiyorum. Alejandro Casona'nın 1949 tarihli "Los Arboles Mueren De Pie" adlı oyunundan uyarlanan bu filmi mutlaka seyretmenizi öneririm.İzzet Günay,Semra Sar,Hulusi K... Devamı...

 

SON EKLENEN MEVZUATLAR
SON EKLENEN HABERLER
BAĞLANTILAR
Bugün ziyaretçi | Toplam ziyaretçi
144 54567