Yine bir 24 Kasım
Kubilay Türkoğlu | 11.07.2016 - 21:50

Öğretmenler Günü ; Öğretmenlik mesleğine yönelik yılda bir kez topyekün manidar sözlerin söylendiği tek gün...

 

Mesleğimizin ilk yıllarında 24 Kasımların ayrı bir heyecanı oluyor tabii ki. Ancak zaman geçtikçe mesleğimizin manevi değeri yanında çilelerini de gördükçe yada söylemler ile verilen değerin örtüşmediğini gördükçe her yıl biraz daha sıradan oluyor öğretmenler günü..Sayın Bakanımız son günlerde ‘’Öğretmenler Günü Hediyesi ‘’ ile ilgili bir genelde yayınlamıştı. Gerçekten düşündürücü bir uyarı idi. 24 Kasımlar’da her yerde kutsallığından söz edilen mesleğimiz geriye kalan 364 günde nasıldı acaba ?Nasıl mı ?Son bir yıl içindeki öğretmenlerle ilgili haberleri bir anımsayın..Karşınıza ağırlıklı olarak dayakçı, rüşvetçi, sapkın öğretmenler yanında sahteci profesör ya da intihar eden öğretmen profili çıkacaktır. Sıcağı sıcağına bugün Posta Gazetesinde Vekil Öğretmenin cinayetinden söz ediliyor, öğretmen olduğuna da vurgu yapılıyordu. Bu noktada medyanın öğretmene bakış açısı böyle denilebilir. Peki sayın bakanımızın, velilerin, sivil toplum örgütlerinin, siyasetçilerin ve en önemlisi de öğretmenlerin icra ettikleri kutsal mesleğe bakış açısı ne?
Yarın cumhurbaşkanından başbakanına, bakanından il müdürüne kadar hemen hemen herkesin mesajında öğretmenlerden övgü ile söz edip eksiklikleri sıralayacak… bu kadar mı ? 
Bunun üzerine saatlerce yazılabilir. Artık bunu herkes biliyor. Eğitimin bir toplum için ne ifade ettiğini , her türlü musibetin cehaletten kaynaklandığını inanın herkes biliyor. Ancak birilerinin işine gelmiyor. Bazı sendikalarca yapılan araştırmalarda öğretmenlerin % 78 ‘ inin mutsuz olduğu bulgusu ortaya çıkmış. Öğretmen mutsuz, veli mutsuz, idareciler mutsuz ,öğrenciler sınav manyağı olmuş ve en başta olan bakanımız da mutsuz… Peki bu durumun sorumlusu kim ? Artık anlaşılamıyor mu yada söylemden ziyade neden uygulamalara yansımıyor ;‘’ Öğretmenlerin yüzünü güldürmeden, ne çocukların ne de anne babalarının kısaca Türkiye`nin yüzünü güldürmek mümkün değil ‘’gerçeği… 
Biz öğretmenler olarak tabii ki öz eleştiri yapmalıyız. Mesleki anlamda meslek etiğine uygun davranmayan o kadar çok meslektaşımız ve idarecimiz var ki.. O kadar çok kişilik problemi olan, özel hayatını mesleki yaşantısına yansıtan, düşüncelerini inancını  mesleğine yansıtan, çıkarcı , aynı öğretmenler odasını paylaşıp birbirine düşüncesinden dolayı yada inancından dolayı merhaba bile demekten aciz olan , gruplaşan…Dayanışma ve bilgi birikimlerini paylaşması gerekirken, reklamcı, ödülcü, bencil…vs. maalesef var.. Bu gerçeği yok sayamayız.  Ancak amiyane bir tabirle ‘’ birkaç çürük yumurta yüzünden, bir koli yumurtanın hiçe sayılması  ne kadar doğru ise bizim mesleğimize verilen değeri !  ötekiler böyle göstermektedir … 
Köy öğretmenliği yıllarımı anımsadım… Yaşarken sıkıntılıydı ; elektrik,su soğuk, imkansızlıklar…Hepsinin yanında ayrı bir güzellik ayrı bir sıcaklık vardı. Saygı vardı, değer vardı. Emek vardı, çaba vardı. Sevgiye muhtaç masum çocuklar vardı. Tabi o zamanlar bizde de idealistlik vardı. Sorunun değil de çözümün parçası olmak gayemiz vardı. Eser bırakmalıydık. İmzamızı atmalıydık bu ülkenin geleceğine… Güzel günlerdi.O kadar güzel anılarım var ki..Belki bir gün paylaşırım… Sevgili meslektaşlarım ;Belki daldan dala atlar gibi  oldu yazımda belirttiklerim. Öğretmenlik mesleği tamamen GÖNÜL işi iken artık bizim dışımızda herkes tarafından dillendirilir oldu. Halbuki sınıflarımız, öğrencilerimiz , bu ülkenin geleceği ..Bilmiyorlar ki bizler için onlardan daha çok önemli. Bizler daha çok anne ve babalık yapıyoruz.
Geçenlerde bir meslektaşımın okuluna bir telefon geldi. Almanya’dan arıyorlar.. Arayan ise Öğretmenimizin eski bir öğrencisi.. Unutmamış ve uğraşlar sonucu adres ve telefonunu bulmuş. Öğretmenimizin yüzündeki tebessüm ve mutluluk çok şeyi anlatıyordu. Emeklerimizin meyvelerini görmek  bizler için en büyük mutluluk halbuki.. Küçük şeylerle mutlu olan bir meslek icra ediyoruz aslında.. Ama birileri bizlerin değerini düşürüyor, birileri bunu malzeme yapıyor, birileri bunu istiyor..! İlkokul öğretmenimi çok severdim, bende emeği çoktur Nurten Onat Öğretmenimin.. Onun sayesinde bu mesleği tercih ettim ve daha siyah önlüklü , kara tahtalı dönemde ‘’ Ben öğretmen olmak istiyorum ‘’ sözünü onun sayesinde söylemiştim.. Eminim o da çok mutlu olacaktır bir bilse öğretmen olduğumu… 
24 Kasım ;Bizlerin, çilelerimizin, bu mesleğin öneminin vurgulandığı en özel gün.. Bu mesleğe yüreğini koymuş, her şeye rağmen kişilikli ve bu mesleğe yüreğini koyan meslektaşlarımı buradan saygı ile selamlıyor, bu özel günlerini kutluyorum.Mesleğe yeni başlayan meslektaşlarımızın heveslerinin , hayallerinin kırılmamasını temenni ediyorum. 

Öğretmenler Günümüz Kutlu Olsun..
Saygılarımla..

24 Kasım 2006

 

Kanayan Yara: Ek Ders Adaletsizliği
Tarih: 17.07.2016

Arkası gelmez dertlerimin bıktım illallah’’ yıl sonu müsamerelerinde öğrencilerin vazgeçilmez şarkısının giriş sözleri.

... Devamı...

 

Yine bir 24 Kasım
Tarih: 11.07.2016

Öğretmenler Günü ; Öğretmenlik mesleğine yönelik yılda bir kez topyekün manidar sözlerin söylendiği tek gün...

... Devamı...

 

Birlikte Batar, Birlikte Yüzer...
Tarih: 08.07.2016

Lean On Me (Hep Yanınızdayım) filminde Okul Müdürü Joe Clark’ın dediği gibi: Birlikte batar, birlikte yüzer, birlikte çıkar, birlikte düşeriz.

... Devamı...

 

SON EKLENEN MEVZUATLAR
SON EKLENEN HABERLER
BAĞLANTILAR
Bugün ziyaretçi | Toplam ziyaretçi
339 70564